Ramazan, Korona ve Şeytan

Ramazan, Korona ve Şeytan

Cennet kapılarının açıldığı, cehennem kapılarının kapatıldığı ve şeytanın zincire vurulduğu mübarek Ramazan-ı Şerif’e kavuştuk.

Editor: Süperadmin
15 Nisan 2021 - 23:06

Verimli bir zemin ve bereketli bir zaman dilimine girmiş bulunuyoruz.

Nisan yağmurları ve karlarıyla birlikte gelen Ramazan, Allah’ın mükâfat ve ödül dağıttığı, rahmetini ve bereketini, sağanak gibi üzerimizden döktüğü bir ay. Sırları, tecellileri ve lütuflarıyla bir Ramazan’a daha ulaşmış bulunuyoruz. Geçtiğimiz Ramazan’da olduğu gibi bu Ramazan’da da terâvihi camilerde kılamayacağız. Koronavirüs ve mutasyonunun üzerimize düştüğü gölgesinde geçireceğimiz 1442-2021Ramazan’ın da; ne yazık ki iftar sofralarında buluşamayacak, kucaklaşamayacak sevabına nail olduğumuz bereketli o güzel sofralarda aynı eller, müşterek yapacağımız dualara açılamayacak ve gönüller bir olamayacak!

***

Koronavirüs neden ve niçin var sorusunun muhatabı olan bendeniz, araştırma yaparken bu virüsü nereden ve nasıl kaptımsa kaptım! Önce Konya Şehir Hastanesi’ne gittim. Doktor bana grip ve soğuk algınlığı ilaçları yazdı. Bu hastanede korona testi yapılmadığını sonradan öğrendim. Virüse karşı şüphelerim artınca bir hafta sonra Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden 09 Eylül 2020’da sıra alarak Covid-19 PCR (Sürüntü) testi istedim. Öğleden sonra test sonucunun “Pozitif (+)” çıktığı telefon mesajıyla tarafıma bildirildi. Eve ulaştıktan bir-iki gün sonra İl Sağlık Müdürlüğünden bir kutu hapla beyaz önlüklüler kapımı çaldılar. Sonra polis geldi ve şu şu talimatlara uyarak 14 gün evde karantinada kalacağımı söyledi. Ben hayatımda hiçbir zaman günde 16 adet ne sıtma ne de başka hap yutmadım. Akşam sekiz, sabah sekiz adet aldığım haplar bende yan etki yaptı. Görme bozukluğu yaşamaya başladım. Ameliyat olduğum böbreklerimde tahriş fazlalaşınca hapı kullanmadım. Bu arada halsizlik belirtilerim daha da artmaya, kafam zonklama ve öksürük ile boğazımda yutkunluk fazlalaşınca aynı hastanenin acil servisin kapısını bir gece yarısı çalmak zorunda kaldık. Ciğerlerimde bir şey görünmediği ifade edildi. Ağrı kesici serumdan sonra tekrar evin yolunu tuttuk. Yüzümün renginin siyahlaşmaya başladığını eşim, acil servise “çok acil hasta” olarak ikinci defa gittiğimde moralim bozulmasın diye bana hiç söylemedi. Siyah-beyaz röntgene göre virüsün ciğere kadar yüzde 80 oranında sirayet ettiği bulgusuyla yatarak tedaviyle bu hastalığı atlatabileceğim tarafıma söylendi. 17.09.2020 – 23.09.2020 tarihleri arasında hastanede altı gün hekimlerin gözetiminde tedavim devam etti. Büyük bir risk alan eşim bu süre zarfında yanımda refakatçı olarak kaldı.

D vitamini eksikliği, tanımlanmamış pnömoni ve covid-19 teşhisiyle yattığım Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesinden kendi isteğimle taburcu edilince güneşi görmenin ve tekrar özgürlüğüme kavuşmanın sevincini unutamam! Çok sayıda hastane personeli ve sağlık çalışanlarının da virüsü yakalandığına şahit oldum. Beni tedavi eden Dâhiliye Uzmanı Osman Aydın’a, hemşireler Selma Özlem Çelikdelen ve Betül Çiğdem Yortanlı ile diğer sağlık çalışanlarına teşekkürü borç bilirim.

***

Koronavirüs’ü atlattıktan sonra bir aydan fazla çok sevdiğim çayı içemedim. Tat ve koku alma duyularıma bir müddet ara verdim. Hafıza kaybı yaşadım. Geçici korku ve kaygılarım oldu. Eşimin tanıdığı hemşireler vasıtasıyla “Korona’ya ikinci kez yakalanma! Zatüreden dolayı ölme riskiyle karşı karşıya kalabilirsin” şeklinde uyarıldım. Şimdi daha dikkatli davranıyor ve maskeden çok temizliğe önem veriyorum. Fizikî mesafeyi iyi ayarlıyor ve sosyal münasebetlerde pozitif olmaya gayret ediyorum. Bendeniz kitap okumasını seven, gezmeyi seven, seyahatten hoşlanan, bilim-kurgu filmlerini seyreden ve tabiatla baş başa kalmayı çok özleyen bir insanım. Gazeteci kimliğimle Koronavirüs’ü araştırdığımda karşıma, devamla “iblis” çıktı. Kur’an’da araştırırken de değişik isimler altında hep “şeytan”la karşılaştım. M. Asım Köksal’ın 18 ciltlik İslâm Tarihi adlı eserinde Hz. Peygamber’in ölüm döşeğindeki hayatını okuduğumda, Zâtülcenb hastalığının “Şeytandan gelen bir vesvese” olduğunu ve yalnız “peygamberlere” uğramadığını öğrendim.

***

Recep ayı “şeytanı taşlama” ayı idi. İnsanın görme yetkisi olmayan üç ruhanî varlıktan biri olan Cin ve şeytan ‘ateş’ten yaratılmış. İnsan ise topraktan. Topraktan yaratılan âdem karşısında ilahî emre karşı çıkarak kibirlik taslayan İblis ile İnsan arasındaki fikrî mücadele, yeryüzünde de devam etmiştir. İnsanoğluna put yapmayı ve yaptığı puta tapmayı vesvese yoluyla sağlayan da şeytan olduğunu biliyoruz. “Hak-Bâtıl” mücadelesi günümüzde de kıyasıya devam ediyor. Kıyâmete kadar devam edecek olan Ak-Kara mücadelesinde Şeytan, İnsanoğlu karşısında Allah’ın mü’min kulları sayesinde yenilecek ve Cehennemi boylayacak.

Yukarıda Recep ayının şeytanı taşlama ayı olduğunu ifade etmiştik. Ramazan-ı Şerif ayı da şeytanların “zincire vurularak bağlandığı” aydır. Şeytan ve cinlerin azgın olanlarının bağlandığı bu mübarek ayda, samimi müminler olarak oruç zırhı ve kalkanıyla; diğer şeytanlara (iki ayaklı) karşı direnecek, nefsimizi her türlü kötü arzu ve isteklere karşı dizginleyerek düşmanımız olan Şeytan’a karşı tevhidî ve imanî mücadelemizde kavlî olduğumuzu göstereceğiz. Şeytanlaşarak küresel çete halinde insanlığın karşısına bir ordu halinde dikilen bu düşmana karşı iyiler, kendi aralarında tevhid birliği sağlayarak ancak mücadele edebilirler.

Ben dünyayı iyilerin ve Allah’ın mü’min kullarının kurtaracağına inanıyorum.

Kur’an ayı olan Ramazan’da “Allah’ın ipine” sımsıkı sarılarak mukaddes kitabımızı önce kalbimize indirelim ve Allah’ın emirlerini hayatımıza tatbik ederek yeniden Bâsübâdelmevt’i yaşamaya başlayalım.

Gelin bu Ramazan’da evlerimizi ve gönüllerimizi Kur’an nûruyla aydınlatalım.

Rabbim! Ramazan’ı bütün dertlerimize şifa kıl!

Bu duygularla Ramazan-ı Şerifinizi tebrik ederim.

Bu haber 213 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Hamas, İsrail'in başkenti Tel Aviv'e 130 roket attı
Hamas, İsrail'in başkenti Tel Aviv'e 130 roket attı
Araplar Osmanlı'yı Sırtından Vurdu Söyleminin Şifreleri
Araplar Osmanlı'yı Sırtından Vurdu Söyleminin Şifreleri