HAKİKİ İMANIN RUHLARDA YAPTIĞI DEVRİM
Doc. Dr. Soner DUMAN

Doc. Dr. Soner DUMAN

  • Instagram

HAKİKİ İMANIN RUHLARDA YAPTIĞI DEVRİM

30 Mayıs 2019 - 07:16

Akşam üzeri Tahâ sûresini okudum. Kur’an’da anlatılan en ibretlik olaylardan birisi sayılabilecek Firavun’un sihirbazlarının durumu bu surede anlatılıyordu. Bu vesile ile bu kıssadan almamız gereken derslere dair bir şeyler yazmaya karar verdim.

Bilindiği üzere Rabbimiz Hz. Musa’yı Firavun’a elçi olarak gönderirken kendisine iki büyük mucize vermişti. Bunlardan birisi âsâsının yılana dönüşmesi, diğeri de elini koynuna sokup çıkarınca nur gibi bembeyaz ve parlak olmasıydı. Firavun, Hz. Musa’nın elinde zuhur eden bu iki mucizeyi bir tür göz boyama ve sihir olarak görüyordu. O dönemde Mısır’da sihirbazlık yaygındı. Firavun, güya Hz. Musa’yı alt etmek için ülkenin farklı şehirlerinden en bilgili sihirbazları bir araya getirdi. Onlara, galip gelmeleri halinde çok büyük mükâfatlar vaad etti. Sonunda beklenen gün geldi çattı…

Bütün halkın bir araya toplandığı büyük düello öncesinde Hz. Musa sihirbazlara yönelik etkili bir konuşma yaptı. Sihrin kötü bir şey olduğunu, sihirle uğraşanların iflah olmayacağını söyledi. Daha sonra da sihirbazların hünerlerini ortaya koymasını istedi. Sihirbazlar kendi sopalarını “Firavun’un izzeti adına” diyerek yere bıraktılar. Yaptıkları sihrin tesiriyle sopaları hareket eden bir yılan gibi göründü. Kimi rivayetlerde onların şeffaf bir şey içine cıva gibi bir madde koydukları, cıvanın sıcak havada hareketlendiği, böylece uzaktan bakıldığında kıpırdayan bir yılan gibi olduğu belirtilir. Sihirbazlar bunu yaptıktan sonra sıra Hz. Musa’ya geldi. O, sihirbazların yaptıklarının birer göz boyamadan ibaret olduğunu, Allah’ın bütün bunları iptal edeceğini belirtip Allah’ın adını anarak sopasını yere bıraktı. Sopası koca bir yılana dönüştü ve sihirbazların yaptıkları bütün sihirleri yuttu. Bunun üzerine sihirbazlar, bunun bir sihir olmadığını, gerçek olduğunu öğrendiler. Zaten bunu en iyi onlar bilebilirdi. Sihirbazlar gerçeği öğrendikleri anda derhal secdeye giderek Hz. Musa’nın ilahına inandıklarını belirttiler.

Firavun, Mısır halkının önünde küçük düşmüştü. Sihirbazların bu şekilde Hz. Musa’ya iman edip secdeye gitmeleri onu tam anlamıyla öfkeden kudurtmuştu. Derhal tehditler savurmaya başladı. Olayın bundan sonrasını âyetlerden takip edelim:

“(Firavun) Şöyle dedi: Ben size izin vermeden önce ona inandınız öyle mi! Hakikat şu ki o, size büyü öğreten ulunuzdur. Şimdi elleriniz ile ayaklarınızı tereddüt etmeden çaprazlama keseceğim ve sizi hurma dallarına asacağım! Böylece, hangimizin azabının daha şiddetli ve sürekli olduğunu iyice anlayacaksınız.

Dediler ki: "Seni, bize gelen açık açık mucizelere ve bizi yaratana tercih edemeyiz. Öyle ise yapacağını yap! Sen, ancak bu dünya hayatında hükmünü geçirebilirsin."

"Bize, hatalarımızı ve senin bize zorla yaptırdığın büyüyü bağışlaması için Rabbimize iman ettik. Allah, (mükâfatı) en hayırlı ve (cezası) en sürekli olandır." (Taha, 71-73)

Üç beş dakika içinde olan biteni görüyor musunuz? Biraz öncesine kadar “Firavun’un izzeti için” diyerek sihir yapan, galip gelerek Firavun’un servetinden nemalanmak isteyen, tek istekleri Hz. Musa’yı alt etmek olan sihirbazlar, gerçeği öğrendikleri anda derhal iman ediyorlar. Sonra secdeye gidiyor ve Firavun’un ve Mısır halkının önünde korkusuzca imanlarını açığa vuruyorlar. Firavun öyle adi tehditler savuruyor ki… İşkence ederek öldürme tehditleri havada uçuşuyor. Firavun’un ağzından tükürük saçarak, dişlerini sıkarak yaptığı bu tehdit sihirbazları korkutuyor mu? Asla! Onlar, öyle korkusuz ve öyle cesurlar ki… Ne diyorlar Firavun’a?

“Elinden geleni ardına koyma! Ne işkence istersen yap! Senin hükmün ancak bu dünyada geçer!”

Zamanın kısa bir anında kalpleri imanla buluşan bu insanlar, üç beş dakika öncesine kadar Firavun’a tapınan, ondan menfaat elde etmek isteyen kimseler iken bir anda birer iman kahramanına dönüşüyorlar. Tehditlere aldırış etmedikleri gibi gerçeği bütün açıklığıyla haykırıyorlar.

Sonra ne diyorlar? Biz Allah’a iman ettik. Allah hem senden daha hayırlıdır. Hem de kalıcı ve baki olan O’dur. Senin azabın bizim ancak bedenimize işler. O da birkaç dakika etkisini gösterir. Canımızı alabilirsin ama ruhumuzu alamazsın!

Bu kıssadan alınacak öyle ibretler var ki…

Şu kâinatta imandan daha güçlü bir iksir yoktur. Bir insan gerçek imanı elde etmişse dünyadaki hiçbir güç onu korkutamaz, yıldıramaz, pes ettiremez. Gerçek mümini hiçbir tehdit, zorbalık ve işkence imanından döndüremez.

Hakiki İmanı elde eden insan için “Allah’ın rızası” en büyük değerdir. O razı ise, başkalarının kızması, küsmesinin bir önemi yoktur. O razı değilse bütün dünyanın alkışlamasının, desteklemesinin de bir değeri yoktur.

Mümin bir iş yaparken daima uzun vadeli düşünür. Planlarını sadece şu üç günlük dünya ile sınırlı tutmaz. Çünkü dünya dediğin şey zaten gelip geçicidir. Bu dünyada birilerini darıltmamak, küstürmemek, birilerinin gözünden düşmemek için Rabbine karşı gelmek, O’na muhalefet etmek bir mümin için olacak şey değildir.

Bir insan gerçek anlamda iman ettiği zaman onun değerler sistemi anında değişir. Daha önceden gözünde değerli olan dünya menfaati, maddî çıkar, makam-mevki bir anda önemini kaybeder. Artık onun gözünde Rabbinin nezdinde kendisine değer kazandıracak şeyleri elde etme isteği uyanır. İman eden kimse daha önceden kâfirleri otorite ve veli olarak kabul etmişken bir anda onlarla arasındaki velâyet bağını koparır. Artık onları kendi üstünde söz sahibi ve otorite olarak görmez.

Firavun’un sihirbazlarının iman ettikten sonra birkaç dakika içinde geçirdikleri ruhî değişim ve dönüşüme bir bakmalı, bir de bizim gibi Müslüman olarak doğan ve yetişen kimselerin imanlarına bakmalı. Acaba bizim imanlarımız da bu cesareti gösterecek seviyede mi? Bizim imanlarımız da Allah’ın rızasını tek gaye bilmemizi sağlıyor mu? Yoksa basit çıkarlar, günlük telaşlar, gelip geçici menfaatler uğruna imanımızın sesine kulaklarımızı tıkıyor muyuz?

Rabbimiz hakiki imanı elde etmeyi cümlemize nasip eylesin.

Bu yazı 83 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar