FEDAKAR BİR ÖĞRETMEN: Süleyman Dinçgil
Dr. Mahmut SAMAR

Dr. Mahmut SAMAR

FEDAKAR BİR ÖĞRETMEN: Süleyman Dinçgil

29 Temmuz 2019 - 11:54 - Güncelleme: 01 Ağustos 2019 - 01:45

İlkokul beşinci sınıftayken öğretmenimiz Süleyman Dinçgil'in ortaokula devam edin diyen üç kişiden biriydim. Diğer ikisi Halit Baytok ve Ahmet Kalemli (o zamnki soyadı Çifçi) idi. Birleştirilmiş sınıflarda ilkokul eğitimini aldığımız o yıllarda yaşadığımız muhitte ortaokula devam eden kişi oldukça azdı. Öğretmenimiz Süleyman hocanın bu konuda çabası ve teşviki ile tek tük okumayı düşünenler oldu. Bizden önce olduğu gibi bizim dönemde de okuyacağına inandığı öğrencilerini mutlaka yönlendirir ve teşvik ederdi. Bu da yetmezdi ailelerini ikna etmek için çaba gösterirdi. Kısaca bu konudaki gayreti takdire şayandır. Şimdi sizlere biz okuyalım diye yaptığı büyük bir fedakarlık örneği olan bir anıyı aktaracağım.

O yıllarda köy ile şehir arası ulaşım "köy postası" diye anılan ve insanlarla birlikte hayvan ve eşya da taşıyan eski model otobüslerle sağlanırdı. En kötüsü de köy postacılığında fazla alternatif yoktu. Koskoca Harran ovasının dağlık kesimi bir iki araca mahkumdu. Hal böyle olunca 80-90 km mesafede olan il merkezine yolculuk 4-5 saat sürerdi. Hem de kuzular, keçiler, saman ve tezekler eşliğinde...

Böylesi kötü şartlarda okumamızı isteyen öğretmenimiz Süleyman Dinçgil, maddi imkansızlıkları da göz önünde bulundurarak üçümüzü Yatılı İlköğretim Bölge Okuluna (YİBO) kaydetmek istiyordu. Tabii bu okul parasız yatılı olduğu için sınavla öğrenci alıyordu. Öğretmenimiz bizi aylar önce sınava hazırladı. Sınav günü geldiğinde ise ikamet ettiğimiz Koyunluca köyünde nedenini hatırlamıyorum ama ulaşım hizmeti veren kimse yoktu. Bu nedenle yaklaşık 6-7 km mesafede bulunan ve Akçakale güzergahı üzerinden ulaşım hizmeti veren köy postasının ilk hareket noktası olan köye gitmemiz gerekiyordu. Köy postasının hareket saati gece yarısından sonra 02-03 civarındaydı ve biz o saatlerden önce gitmeliydik. Bunun için öğretmenimiz sınava girecek üç kişiden biri olan Halit Baytok arkadaşımızın babası rahmetli Halef amcadan at arabasıyla bizi köy postasının bulunduğu köye götürmesi için ricada bulunmuştu. Yolun bir kısmını Halef amcanın at arabasıyla geldikten sonra öğretmenimiz kendisine teşekkür ederek yolun kalan kısmını yürüyerek gidebileceğimizi söyledi. Yolun kalan kısmını yürüyerek devam ederken boş durmuyor soru sormak suretiyle bizi sınava hazırlıyor ve sınavla ilgili taktikler veriyordu. Köy postasının hareket edeceği noktaya vardığımızda bizi yaşlı bir teyze karşıladı ve biraz daha vakit olduğunu söyleyerek bekleyebileceğimiz boş bir odaya yönlendirdi. Orada biraz dinlendikten sonra otobüs çalıştı biz de yerimizi aldık. Uzun ve meşakkatli bir yolculuktan sonra YİBO'nun bulunduğu yer olan Bolatlar (Fişenge) mevkiine geldik. Sabah 07:00 sularındaydı. Öğretmenimiz sınava girmeden önce kahvaltımızı yaptırdı ve sınavı kazanmadan gelmeyin diye uyararak  :) bizi sınav salonlarına götürdü.

O sınavı üçümüz de kazandık. ben sonrasında il merkezinde vakıflar öğrenci yurdunun da sınavını kazandığım için imam-hatip okuluna kaydımı yaptırdım. Diğer iki arkadaşım yanlış hatırlamıyorsam ortaokulu orada okudular. Şimdi ben öğretim elemanıyım Halit Baytok öğretmen. Ahmet'in tam olarak nerede ve ne yaptığını bilmiyorum.

Görüldüğü üzere çok değerli öğretmenimiz Süleyman Dinçgil hocamız çok karlı bir işe yatırımda bulunmuştur. Bugüne kadar bizim yetiştirdiğimiz öğrenciler, yaptığımız hizmetler ve/veya vesile olduğumuz/olacağımız ne kadar faydalı iş varsa hepsinin onda payı ve katkısı büyüktür.

Bu noktada bir hususun altını çizmek gerekir ki insana yatırımın olmadığı bir yerde yapılan diğer yatırımların hacmi ne olursa olsun faydaları ve getirisi uzun ömürlü olmaz. İnsanın yetiştirilmediği/eğitilmediği yerde kazanımlar çok çabuk heba edilir. Çünkü diğer alanlarda yapılan yatırımlardan elde edilen kazanımların korunması ve kalıcı kılınması için insana da yatırım olmalıdır. Zira onu koruyacak ve geliştirecek olan insandır.

Bu vesileyle bu hatırada kendisini mennetle andığım öğretmenim Süleyman Dinçgil hocamın şahsında kendisinden ders aldığım bütün hocalarımın ellerinden öperek hürmetlerimi sunuyorum. Onlardan vefat edenlere Allah'tan rahmet, sağ olanlara sağlık ve afiyet diliyorum.

Bu yazı 213 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar