İblis'in yaratılmasında ve İblis'e kıyamete kadar süre...
Harun DİKİCİ

Harun DİKİCİ

İblis'in yaratılmasında ve İblis'e kıyamete kadar süre verilmesinde birçok hikmet ve yararlar vardır.

08 Eylül 2017 - 07:47

İblise süre verilmesini konu eden âyetlere dikkat ederseniz İblis “Beni azdırmanın karşılığında yemin ederim ki, onları saptırmak için senin dosdoğru yolun üzerine kurulacağım. Sonra onlara; önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından musallat olacağım. Birçoklarını şükreder bulamayacaksın. Rabbim! Beni azdırmana/saptırmana karşılık, kesinlikle ben yeryüzünde onlar için mutlaka süslemeler yapacağım ve onların tümünü kesinlikle azdıracağım. Yemin olsun, eğer beni kıyamet gününe kadar ertelersen, onun soyunu, pek azı hariç, hükmüm altına alacağım.” demektedir.

Yani İblis insanlara dünyayı sevdirecektir; ihtiraslar, tutkular oluşturacaktır. Bu tutkular sayesinde de mücadele, yarışma, bir ötekinden üstün olma gayret ve çabaları artacaktır. Böylece yeni buluşlar, icatlar, ilerlemeler oluyor, yoksa insanoğlu tembel bir halde kaalesizce yaşar giderdi.
Hayatın Allah’ın koyduğu ölçülere uygun sürmesi ve sorumlu insanların sınanması için böyle alternatif bir gücün, enerjinin insanın içinde olması lazımdır. İnsan bu güç/enerji sayesinde seçici olacaktır. Robotluktan kurtulacaktır. 
İşte bu içindeki güç sayesinde dilerse iyiliği Allah'a itaatı ve dilerse küfür ve isyanı seçebilecektir. Kişilerin İblis sayesindeki seçiciliği sonucunda Rabbimizin üstünlük ifade eden Kahhâr, Müntekîm, Adl, Dâll, Şedidü`l-ikâb, Serîul`-hisâb, Hâfid, Rafi`, Muizz, Müzill isim ve sıfatları, hıfz, afv, mağrifet, rahmet, günahları örtme ve bağışlama gibi yücelik sıfatları tecelli edecektir. Onun için İblis yaratılmış ve kendisine böyle bir mehil verilmiştir.

Bu açıklamalardan “şeytanın cennette Adem ve eşini nasıl kandırmış olabileceği yani şeytanın cennette ne işinin olduğu, secde Allah’tan başkasına yapılamazken bizzat Allah’ın melekleri Adem’e secdeye zorlaması, meleklerin Adem’e, dinden çıkmadan, müşrik olmadan nasıl secde ettikleri, ” konularında ön bilgiye sahip olmuş olduk. Ayrıca Adem’e secde eden meleklerin, Düşünce yetisi dışındaki enerjik güçler ve doğadaki canlı cansız tüm güçler olduğunu da vurgulayalım.

İblis Allah'a isyan eden ve lanetlenmiş kovulmuş ama ahirete kadar kendisine müsaade verilmiş enerjiden yaratılmış bir varlıktır.

Fakat sanıldığı gibi milyarca insana mukabil o kadar şeytanlar yoktur, her insan içinde iyi ve kötüye yönelik hisler, düşünceler barındırır, işte şeytani düşünceler insanın içinde oluşur, vesveseler böyle oluşur...

Gözükmeyen, insanların içinde bulunan, sürekli vesvese veren, kıyamete kadar da bu işlevini sürdürecek olan, insandan başka bir varlıkla ilişkisi bulunmayan, insana boyun eğmeyen ve enerjiden yaratılmış olan bu güçtür.

* Göze gözükmez,
* İnsanın zihninde sürekli vesvese verir
* Sadece insana özgüdür, varlığı onun varlığına bağlıdır,
* Marid’dir. İnsana secde etmez, insanın kontrolüne girmez),
* Enerjiden ibarettir 
* Bir güçtür (melekedir).
* Racimdir. (kuru felsefe yapar, sevilmez, dışlanır)
* Gökyüzü ondan korunmuştur. Yani herhangi bir varlığın olmadığı yerde işlev yapamaz. Etki almadan tepki oluşturmaz, etki alması lazım ki bir sonuç elde etsin.

insan, kendisinde var olan akıl, irade, bellek, dikkat, merak, korku, düşünce gibi zihinsel melekeleri arasında, sadece düşünce melekesi (meleği de denilebilir) üzerinde tam kontrole sahip değildir. Yani düşünme; bilinç dışı, insanın kontrol edemediği bir melekedir.

İşte, iğvalarından Allah’a sığınmamız gereken Şeytan-ı Racim (İblis) budur.

Tam manasını ise şöyle verebiliriz:

İblis bizim yaşadığımız evrenin bir parçasıdır. Yani üç boyutlu alemdendir. Cismi gayri mücessemdir yani cisimlenmemiş varlıktır. İnsanın ayrılmaz bir parçasıdır. Aksi bir durum Allah’ın adaletine uygun düşmezdi. Kimse hissedemeyeceği tedbir alamayacağı başka bir boyuttan bir yaratık ile başetme imkanına sahip değildir. Böyle bir yaratığın insanlara musallat edilmesi adil bir davranış olmazdı. Hem de bu sünnetüllah’a aykırı olurdu. “Allah hiç kimseye gücünün üstünde yükümlülük vermez (Bakara 233, 286; En’am 252; A’raf 42; Mü’minun 62; Talak 7).”

Bu yazı 1253 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar