İslam'da Azrâil isimli bir melek yoktur
Harun DİKİCİ

Harun DİKİCİ

İslam'da Azrâil isimli bir melek yoktur

07 Eylül 2017 - 17:48

Kur’an-ı Kerim’de ve İslâmî literatürde dört büyük melek olarak bilinen meleklerden sadece Cebrâil ile Mikâil’in adı geçmektedir. 
İslam'da Azrâil isimli bir melek yoktur, Kur’an’da “ölüm meleği” olarak tanımlanan melek vardır; İsrâfil’den ise maalesef uydurma hadislerde bahsedilmektedir. 
Bunun dışında Kur’an-ı Kerim’de kirâmen katibin, mukarrebûn, hafaza, hamele-i arş ile cennet ve cehennemde görevli olan bazı meleklere işaret edilir.

Meleklerle ilgili bahsimize devam edelim ve biraz şaşıracağız, aslında aklımızdaki soruları da biraz cevaplamış olalım...

Daha önce dediğim gibi İsrailiyat fikriyatıyla bezenmiş o kadar çok hurafe ve yanlış bilgi dini inancımıza sokulmuş ki akıllara zarar...

Zaman zaman çoğumuz düşünmüşüzdür melek konusunu, özellikle de 4 büyük melek diye anlatılanları. Örneğin biz öğrendik ki Cebrail isminde bir melek var ve Allah'tan vahiy getiriyor, zaman zaman da yeryüzüne iniyor... İyi de Peygamberimize vahiy direkt Allah'tan nüzul olurdu aracısız! 
Hadi diyelim ki Cebrail getiriyordu, peki neden bazen getiriyordu da bazen vahiy direkt Peygamberimizin kalbine geliyordu...

Asıl önemli konu Kur'an'da Cebrail ile bir melek adı geçmez, Cibril kelimesi geçer...
De ki: “Kim Cibrîl’e düşmansa, öfkesinden, kıskançlığından çatlasın, gebersin. - Şüphesiz Allah Cibrîl’i, Kendisinin bilgisi gereği, iki eli arasındakileri/ içindekileri doğrulayıcı, inananlar için bir yol gösterme ve müjde olarak, senin kalbine indirmiştir. Ki onlar işte bundan dolayı düşman kesilmişlerdir.
Cebr: Düzeltme, tamir etme demektir. İYL'in de İlah'ı ifade ediyor, birlikte okuduğumuzda "CibrİL" de ilahi cebr'dir. Allah'ın bizlere doğruyu ve yanlışı göstererek, bizleri iyi ve erdemli insanlar olmaya yönelterek bizleri düzeltmesidir.
Cibril sözcüğünü oluşturan cebr ve iyl sözcüklerinin her ikisi de Arapça söylenecek olursa, sözcük cibrullahi şeklini alır. Bu sözcüğün tamlama hâlindeki anlamı da “Allah’ın onarımı” yani “vahyin kişileri ve toplumları onarması” demek olur. Bu ise “Allah’ın vahyi; canlandırması, diriltmesi” anlamına gelen “ruhullah” veya “ruhulkudüs” ifadelerinin bir başka anlatım tarzıdır.
Yani: “Cibril” ile kastedilen yine vahiydir ve vahy, kişileri ve toplumları canlandırdığı gibi aynı zamanda da onarmaktadır.

Meleklerle ilgili bahsimize devamla Kur'an'da aslında Mikail diye bir melekten de bahsedilmez.... Bu da şirk olarak inancımıza sokulmuştur bir kavramdır...

Allah’ın hiç bir ortağı ve yardımcısı yokken ve yahudi inanışına göre meleklere isimler verilmiş ve Allah’a yardimci ve/veya ortakçılar yapılmışlardır.
İsraliyatta geçen 4 büyük melek ismi :
"Michael, Gabriel, Rafael, Uriel yani Ölüm meleği Azrail" Tanıdık geldi mi?
Allah muhtaç mıdır Meleklerle iş bölümü yapmaya? 
İşte bu gizli bir şirktir.
Ne Azrail'in elinde orak, ruh toplamasına gerek vardır; -ki, bu suni bir dinden gecen inanıştır; - Ne Mikail doğayı düzenler. -Evren Allah'in yasaları çerçevesinde bir vücut bulur ve süre gelir;- Ne İsrafil sura üflemek için hazır kıta bekler. Ne de Cebrail vahy transfer eden değildir…

Hak gelince batıl gider ifadesinin özü mitolojiden kurtarmaktır.

Bize hep anlatıldı ki Mikail Allah'ın tabiat olaylarını yapmakla görevlendirdiği melekmiş. Bir düşünelim Allah Teala atomun en küçük parçasından yıldızlara uzayın en derinliklerine kadar kapsayan ve bilgisi olmadan hiçbir şeyin vuku bulmadığı gerçeği varken neden bir yaratılmışa bir görev versin. Tabiat dediğimiz şey hayatın ta kendisi, rüzgar yağmur kar fırtına tüm olaylar birbirine bağlı gelişir, en hafif olay da en şiddetlisi de insan hayatını evreni sürekli etkiler... Allah'ın bilgisi olmadan sözde bir melek neyi nasıl yapacak yahu, Allah haşa aciz mi ki birine bu işi verecek...

Mikail, ibranice kökenli bir kelime olduğundan, ne olduğunu anlamak için geldiği dile bakmak durumundayız. Mikail İbranilere göre “Büyük reis” "Yahudiler’in hamisi" "Baş melek" demektir. Anlattıkları hikayelerde "Mikail ve melekleri" derler, kurtarıcıları olarak görürler. Bundan dolayı da müşrik ehli kitap inancında "Baş melek Mikail" diye bilinir. Sinemalarında dahi bunu görebilirsiniz, Mikail her zaman baş melek ve reistir. "Müslümanlar" ın tek farkı, baş meleği Cebrail yapmalarıdır. Netice olarak şirkte herhangi bir değişme olmuyor.

Kur'an'da sadece tek bir yerde Mîkâl olarak Bakara 98. ayette geçer. Ve burada da bahsedilirken geleneksel şirk inancında olduğu gibi doğa olaylarını kontrol ettiğinden filanda bahsedilmez,

Bakara/ 97, 98:
97 De ki: “Kim Cibrîl’e (Kur’ân’a) düşmansa, öfkesinden, kıskançlığından çatlasın, gebersin. - Şüphesiz Allah Cibrîl’i (Kur’ân’ı), Kendisinin bilgisi gereği, iki eli arasındakileri/ içindekileri doğrulayıcı, inananlar için bir yol gösterme ve müjde olarak, senin kalbine indirmiştir. Ki onlar işte bundan dolayı düşman kesilmişlerdir.- 98 Kim ki Allah’a, meleklerine, elçilerine, Cibrîl’e (Kur’ân’a), Mîkâl’e (Elçi Muhammed’e) düşman ise, üzüntüsünden, kahrından ölsün.” –Şüphesiz işte bu yüzden, Allah da kâfirlere; Kendisinin ilâhlığını, rabliğini bilerek reddedenlere düşmandır.-
Büyük komutan demek ama ne yazık ki doğayı düzenleyen meleğe dönüşmüş. Doğayı düzenleyen hususunda tek bir ayet bile geçmez.

Bu yazı 2429 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar