Biz zaten bu dünyada Allaha kulluk için varız
Mehmet ESER

Mehmet ESER

Biz zaten bu dünyada Allaha kulluk için varız

13 Temmuz 2019 - 05:15

Biz zaten bu dünyada Allaha kulluk için varız. Elbette O’na döneceğiz. Canımız dâhil sahip olduğumuz her şeyi veren Allah’tır, alacak olan da O’dur. 

Mısır’ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi mahkeme salonunda hayatını imanına şahit kılarak özgürlüğüne kavuştu. Şehadetini rabbim kabul etsin.
İslam davasında örnek, öncü, dosdoğru, iman dolu adam gibi adamdı.  Rabbim rahmet eylesin. Onun gibi cihat ehli, davetçi, mücadeleci örnek şahsiyetleri eksik etmesin.

2013 yılından beri karanlık duvarlar ve demir parmaklıklar ardında mavi gökyüzüne bakmaktan mahrum ediliyordu. Hafızalarımızda hep demir parmaklıklar ardında İslam’ı, Kur’an’ı, tevhidi, adaleti, özgürlüğü, iyiliği haykırışı kalacaktır.

Musaların, Yusufların, İbrahimlerin izinden gidenleri Firavunlar, Hamanlar, Karunlar, Nemrutlar, Belamlar rahat bırakır mı? Bırakmadılar bırakmayacaklar da zaten.
 
Mısır’daki darbe süreci ve sonrasında silahsız gösteri yapan Müslümanların kanlarının dökülmesi, Esmaların şehit edilmesi, kalanların haksızca hapislere atılması ve idam edilmeleri karşısında bütün dünyanın sessizliği kalbi sökülmüş bir çağda yaşadığımızın ispatıdır.

Birkaç gün dünya Müslümanları üzülecek, sessizce gözyaşı dökecek sonrasında Firavunlar yine idam edecek, yine hapsedecek Mursileri… Çünkü devir firavunların devri, zaman belamların zamanı. Elbette bir Musa çıkıp gelecek Firavunları kendi zulüm denizinde boğacaktır.

Hani hatırla Aliye İzzetbegoviç ne demişti? “Bizi toprağa gömdüler fakat tohum olduğumuzu bilmiyorlardı.” Bir Mursi toprağın altına gider bin Mursi filizlenir…

Hani hatırla İbn Teymiyye ne demişti? “Düşmanlarım bana ne yapabilir ki? Ben cennetimi yüreğimde taşıyorum... Nereye gitsem o benimle gelir! Benim hapsedilmem halvet! Sürgün edilmem hicret! Öldürülmem ise şehadettir!” İmanını, cennetini yüreğinde taşıyanlara selam olsun!

Artık sessiz kalmayalım, seyirci kalmayalım! 
Hep ezilen, işgal edilen, kanı akıtılan, sürgün edilen biz olmayalım! 
Hep tecavüze uğrayan, gözyaşı döken, hapsedilen, yakılan yıkılan biz olmayalım! 

Bunların başımıza gelmesi kader değildir. Kendi ihmalimiz, tembelliğimiz, dünyevileşmemiz, hakkı, adaleti, ahlakı, cihadı, tevhid davasını, Kur’an’ın buyruklarını, mesajlarını terk edişimizdendir... Birliğimizi beraberliğimizi ümmet şuurunu, kardeşliği kaybedişimizdendir... Yapmamız gerekirken yapmadıklarımızdandır…

Hani sormuştu ya Numan Arıman şiirinde:
Sevdiğim içimizdeki Musalardan ne haber vardır?
İbrahimlerden, Yusuflardan
yoksa Musa'yı Kızıldeniz'de yalnız mı bıraktık?
ellerimizle mi verdik İbrahim'i Nemrutlara
şimdi hangi kuyudan gelmede Yusuf'un sesi?

Bu soruları vicdanımız, merhametimiz, imanımız hala yerinde duruyorsa o cevaplasın… Ya da Mursi cevaplasın... O cevabını büyük mahkemede verecek nasıl olsa... Aliya İzzetbegoviç cevaplasın:
“Ve her şey bittiğinde, hatırlayacağımız şey; düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır.” 

Bu yazı 573 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar