HOLLYWOOD VE FETÖ DAVALARI
Prof.Dr. Önder KUTLU

Prof.Dr. Önder KUTLU

HOLLYWOOD VE FETÖ DAVALARI

25 Temmuz 2017 - 12:02

Hain FETÖ/PDY terör örgütü konusunda kamuoyunun hassasiyeti çok önemli. Bunu takdirle karşılıyoruz.

Milletimiz kendisine ihanet edenleri hiç unutmaz. Tarihte de böyle olmuştur; bugün de böyle olmaktadır.

Halk arasında, kızılan birine karşı ‘Bulgar’, ‘Ermeni’, ‘Sırp’ gibi sıfatlar hep hainler için kullanılır ve küfürle ifade edilemeyecek kadar ağır bir durumdur.

Bugün milletin ekmeğini yiyip, milletin kaynaklarını kullanarak milletine ve devletine karşı tutum ve tavır içine giren hain güruh, Fetöcüler aynı kapsamda değerlendiriliyor.

Bu nedenle de milletimiz olup, bitenleri yakından izliyor; duruma göre refleks geliştiriyor. Nitekim 15 Temmuz 2016'da ve seneyi devriyesinde bu tepkisini açıkça ortaya koydu.

Üzerinde durmak istediğim mevzu Fetö davaları konusu. Davaları takip edenleri, bizzat adliyeye kadar giderek tepkisini ortaya koyanları takdirle karşılıyorum. Vakti olan, müsait olan herkesin bir şekilde duruşunu netleştirme adına meseleye sahip çıkmasının önemli olduğuna inanırım.

Davaları takip eden bir kısım insanımızın izlenimlerinden yola çıkarak kamuoyunun aydınlatılması da önemli bir durumdur. Ancak teknik bir açıklamanın yapılma zorunluluğuyla beraber.
Ceza davalarında yargılama süreci, Cumhuriyet savcısının tüm maddi delilleri, şahit ifadelerini ve suçlamaları ihtiva eden iddianameyi hazırlayarak ilgili mahkemeye sunmasıyla başlar. Mahkeme şekli açıdan, usul kuralları noktasında iddianameyi kabul ederse süreç bir yargı meselesi haline gelir.

İddianamede Savcının görüşü bulunur. Yargılama safhasında asıl söz savunmaya verilir. Zira zaten savcı delil, şahit, iddia ne varsa dosyada mahkemeye sunmuştur.

Sanıklar mahkeme boyunca oradaki iddiaların doğru olmadığını ispatlamak durumundadırlar. Yapabilirlerse ceza almaktan kurtulurlar; yapamazlarsa o iddialar sabitleşir ve sanıklara ceza takdir edilir.

İnsanımız Hollywood filmlerini izleye izleye bizdeki yargılama süreçlerinin illa oradakine benzemesi gerektiği düşüncesine kapılıyor. Sonuçta da Fetö davalarını izleyen ve yargılama sürecinden haberi olmayan kişiler davaların görülme sürecinden rahatsız oluyorlar.

Bizde jüri sistemi yok. Kararı mahkeme heyetinde bulunan hâkimler veriyor. Anglo - Saxon sistemindeki, yani jüri sistemi bulunan ülkelerde ceza davalarında asıl patron jüridir. Bu nedenle hâkim sadece hakemlik yapar; yargılama sürecine nezaret eder. Yoksa kimin suçlu, kimin suçsuz olduğunun kararını jüri verir. Burada taraflar, yani iddia makamı ve suçlanan taraf jüri önünde adeta ‘şov’ yaparlar.

Bizim sistemimizde kimsenin ‘şov’ yapmasına izin verilmez ama davalı taraf, yani suçlanan iddianamede atılı suçlardan kurtarabilmek için canhıraş bir şekilde mahkeme heyeti huzurunda kendini ispat etmeye çalışır. Bu birileri tarafından şov olarak nitelendirilebilir.

Bütün bunları bilmeyen şahıslar medya üzerinden sanki tüm sanıklar üzerlerine atılı suçlardan yırtmış, kurtarmış, suçsuzluğunu kanıtlamış da savcı yetersiz kalmış hissine kapılıyorlar.

Fetö davaları daha uzunca süre devam edecek. Gündemdeki davaların yanı sıra yeni davalar açılacak; yeni deliller, yeni durumlar ortaya çıkacak. Nefesimizi işini yapan savcı ve mahkeme heyetlerini kötülemek için değil, Fetöcüleri lanetlemek için kullanalım.

Çünkü bu süreç aynı zamanda psikolojik boyutu olan bir olay. Psikolojik üstünlüğü kim alırsa, sonuçta o başarılı olur. Gerginliği artıranlar, mahkeme heyetlerini ve duyarlı kamuoyunu suçlayanlar kripto fetöcü çıkarlarsa şaşmam. İyi niyetli insan yol gösterir, yenilmişlik psikolojisi pompalayacak tavır ve düşüncelerden kaçınır.

Kamuoyunun hamasete düşmeden, ama süreci yakından izlediğini gösterecek bir tutum ve tavır içine girmesinin yararlı olduğuna inanıyorum. Taşkınlığa varmadan, işini düzgün yapan polis, savcı ve hâkimi itham etmeden yargı aşamasını tamamlamalıyız.

Sahada (15 Temmuzda) kazandığımız zaferi (medyada, yargılama aşamasında) masa başında kaybetmemek adına bunu yapmalıyız. İşin daha AYM ve AİHM aşamaları da gelecek. Oralara bugünden hazırlanmak durumundayız.
Hollywood bize hayır getirmez.

Oradaki şovlardan kaçınmak, bize uygun tavırlar ortaya koymak durumundayız.

Bu yazı 1827 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Serdar Sedat
    4 yıl önce
    Hocam kusura bakmayın ama fetö ile mücadele edildiği yok. Sadece Buz dağının ucunu yani onların gönüllü kurbanlarını çok az bilgi ve belge ile yargılamaya çalışıyor devlet. Bu millet bir destan yazdı ama sayın Cumhurbaşkanı bir kaç bakan ve milletvekili hariç halen yapayalnız. Kişiye bağlı mücadele sonuç vermez devlet politikası haline getirilip bu vb zihniyetlere top yekün savaş açmadıkça ancak ana haber programlarını meşgul eder bu konu.

Son Yazılar