Bir hac hatırası... (Hakaret etmeden de meramımızıanlatabiliriz....
Şükrü ULUTAŞ

Şükrü ULUTAŞ

Bir hac hatırası... (Hakaret etmeden de meramımızıanlatabiliriz. Bi deneyelim)

30 Nisan 2020 - 01:12

2011 yılında din görevlisi olarak hac nasip oldu. Hacı adaylarımızın çoğunluğu Malatya'dan, çok azı da Ankara'dan...

Medine'deyiz. Önemli mekanları, mescidleri gezmek için otobüslere bindik. Kuba mescidine geldiğimizde yarım saat sonra otobüste buluşmak üzere otobüslerden ayrıldık.

Sağlıklı olanlar hemen abdest alarak mescide gidip namazlarını eda ettiler.

Ben ise bu arada iki hasta ve de yaşlı olan amcamızla ilgileniyorum. Onlar çok zorlanarak abdestlerini aldılar. Çoraplarını, ayakkabılarını giydirdikten sonra, kollarına girerek yavaş adımlarla mescidin kapısına geldiğimizde vakit bitmek üzereydi. Otobüste buluşma saatine çok az kalmıştı.

Malum hac zamanı... O gün bir çok kafile de gezideydi... Mescid kapısına kadar doluydu ve çok kalabalıktı...İçeriye girmemiz mümkün değildi.

Kapıya yakın bir yerde zar zor iki rekat namaz kılabildik. Ancak bu iki rekat namazı kılarken yanımızdan geçenlerin yorumlarını duyuyorduk. Şu şekilde sözler söylüyorlardı.

"Bizim insanlarımız ne acaib, O kadar para verip, buraya kadar gelmişler, Mescidin içine girmeye üşenmişler, vay nasipsizler vayy"

"Türkiye'de kutsal topraklar için yürekleri aşkla yanan insanlar varken, şu insanlara bakın... Mescidin içine girmekten acizler... tembeller... Allah'ın işine akıl, sır ermiyor."

"Bir de din görevlisiymiş (kıyafetimizden din görevlisi olduğumuz anlaşılıyor) Sen bu insanlara ne verebilirsin... Zaten şu Diyanet hep bunları torpille görevlendiriyor... "

(Bu arada Hac için görevlendirmeler imtihan ile oluyor. Ben de sözlü ve yazılı sınav sonucunda başarılı bulunduğum için görevlendirilmiştim.)

Bu sözler beni çok yaraladı. Hasta ve yaşlı olan iki amcamızda çok üzüldüler.

Yani diyeceğim şu ki, siz siz olun başkaları hakkında, bilmediğiniz konularda hakaret içeren ifadeler kullanmayın...

İnsanların durumlarını bilemezsiniz. Sadece dış görünüşe göre yaptığınız yorumlar ulaştığınız sonuçlar her zaman doğru olmayabilir.

Genelleme yapmadan, hakaret etmeden konuşmayı öğrenmek çok önemli bir meziyet olsa gerek.

Ben şimdiye kadar kendisine hakaret edildiği için üzülen çok insan gördüm... Ama hakaret edildiği için görüşlerini değiştiren bir insana şahit olmadım...

Sahi siz, hiç size hakaret edildiği için bir görüşünüzü değiştirdiniz mi?

Cevabınız hayır ise, insanların sinir sistemlerine değil, gönüllerine hitap ediniz. İnsanları ikna etmek için başka çareler arayınız...

Hakaret içeren sözler çok yaralayıcı oluyor... İnsanın içinden kolay kolay çıkmıyor...

Bu yazı 138 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar