Bu Köyde Kur'an Okumayı Öğrenmeyen Kimse Kalmasın..
Şükrü ULUTAŞ

Şükrü ULUTAŞ

Bu Köyde Kur'an Okumayı Öğrenmeyen Kimse Kalmasın..

08 Mayıs 2020 - 06:10

İmam hatip olarak görev yaptığım yaş ortalaması yetmiş beş, seksen civarında olan bir köyde bir cuma vaazında Kur'an'ı Kerim'i okumanın, öğrenmenin, öğretmenin öneminden, faziletinden bahsettim. Ve bir kampanya duyurusuyla bitirdim vaazımı. Çok büyük bir heyecanla ve cemaatten çok büyük bir katılım olur umuduyla dedim ki:

"Muhterem kardeşlerim! İyice anladık ki Kur'an'ı okumak, öğrenmek hem çok önemli hem de çok sevaplı. Kur'an Allah'ın bize hitabı, değişmeyen tek kitabı. Ben de bu köyde görevliyim. Hafta içi, hafta sonu, gece, gündüz, cami, ev fark etmez. Kur'an öğrenmek isteyen herkese Kur'an öğretmek için ben hazırım. BU KÖYDE KUR'AN OKUMAYI ÖĞRENMEYEN KİMSE KALMASIN. Cuma namazından sonra birlikte bir program yapabiliriz. Her birinizin katılımını bekliyorum."

Namazımızı kıldık. Ancak bizim kampanyamıza sadece bir kişi müracaat etti. 85 yaşında, kulakları az duyan, gözleri zor gören İsmet amca. Neye niyet neye kısmet derler ya hani. Bizim de nasibimize İsmet amca düşmüştü. Benim hayır diyeceğimi düşündüğü her halinden anlaşılır bir şekilde "Hocam gerçekten bana da Kur'an'ı öğretir misin? Bana da Allah'ımızın kelamını öğretir misin? Yani ben de öğrenebilir miyim gerçekten Kur'an'ı Kerim'i" dedi gözlerinden yaşlar dökülerek.

"Elbette öğretirim İsmet Amca. İstersen hemen başlayabiliriz" dedim. O kadar sevindi ki anlatamam. Camide zaten elif ba cüzlerimiz vardı. Yaklaşık üç ay öğle - ikindi, ikindi - akşam arası derslere büyük bir azimle, sebatla devam ettik. Hiç de kolay olmadı tabi. Hem duymakta hem görmekte sorun yaşamakta olan İsmet amcanın Kur'an öğrenmesi. Hele cezm konusunu kavraması on gün civarında sürdü. Ama ne o vazgeçti ne de ben vazgeçtim.

Nihayetinde Kur'an'a geçti. Hem de tecvid kurallarını da öğrendi. Ona bulabildiğim en büyük yazılı mushaftan aldım. İsmet amca çocuklar gibi şendi, mutluluğu her halinden okunuyordu. Ama memnun olan sadece İsmet amca değildi. Köylüler hepsi memnundu. Özellikle de yakın komşuları, hanımı ve çocukları.

Çünkü Kur'an okumayı öğrenmeden önce İsmet amca köyde bir kaç kişi hariç herkesle kavgalı ve küs. Hatırladığım kadarıyla on iki çocuğu var ama sadece biri ile konuşuyor. Hanımına da korkunç şiddet uyguluyor. Bu sebeple teyzenin başından ameliyat geçirdiğini ve en az on yaş ihtiyarladığını dün gibi hatırlıyorum.

İşte o İsmet amca Kur'an öğrendikten sonra her gece saat iki gibi kalkar, ışıkları yakar, Kur'an okumaya başlardı. Gündüz evinin bahçesinde uzun süre Kur'an okur, sesi çok uzaklardan duyulurdu. Normalde bazı komşuların şikayetçi olabileceği bu durum aksine onlar tarafından takdirle ve memnuniyetle karşılanmaktaydı. Artık komşularla uğraşmaya ne vakti vardı ne isteği. Aşık maşukunu bulmuş, kul mevlasına, Rabbinin kitabına kavuşmuştu.

Artık Kur'an okuduğu için hallerinde de büyük değişmeler oldu İsmet amcanın. Eski yaptıklarını yakıştıramıyordu kendisine. Birer birer terk ediyordu hatalarını.

Bir gün öğle namazı sonrası caminin bahçesinde cemaat oturup sohbet ederken, İsmet amca da hangi sebeple küstüğünü unuttuğu, yıllardır dargın olduğu kişilerle başlayıvermiş konuşmaya. Ben de onların yanına varıp selam verince cemaat sevinerek anlattı bu olayı ve İsmet Amcaya sordular "Yıllardır bizimle konuşmadın? Ne yaptıysak barışmadın? Şimdi birden bizimle konuşmaya başladın? Bunun sebebi ne?"

İsmet Amca dedi ki: "Artık ben Allah'ın kelamını okuyorum. Kur'an'ı okuyan birine küslük, dargınlık yakışmaz. Hem hoca sürekli barışmaktan, küs olmanın günahından bahsedip durmuyor mu? Ben de barıştım ve çok rahatladım." Benim de vaazlarda, ev sohbetlerinde her fırsatta temas ettiğim konulardan biriydi barışmak.

İsmet amca diğer çocuklarıyla da barıştı. Hanımına karşı da çok iyi davranır oldu. Geçmişteki hatalarından mahcubiyet duyarak hayıflanırdı.

Ben o köyden ayrılmadan iki kez hatmetmişti Kur'an'ı İsmet amca. Yapmaktan en mutlu olduğum hatim duaları arasında bu iki hatimden sonra yapmış olduğum dualar da vardır. Sonra da tekrar tekrar Kur'an'ı hatmetmeye devam ettiği haberlerini aldım ben o köyden ayrıldıktan sonra.

ve bir gün duydum ki İsmet amca rahmeti Rahman'a kavuşmuş. Kendi ailemden biri vefat etmiş gibi bir acı hissettim içimde.

Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun.

İyi ki de o cuma günü Allah bana böyle bir kampanya başlatmak nasip etmiş. İyi ki de benim kısmetime İsmet amca düşmüş.

Bir kulu ile kitabını buluşturma gibi çok ulvi, çok hayırlı bir faaliyette beni istihdam eden Rabbime çok şükürler olsun.

Allah bizleri Kur'an'a ve sünnete hadim eylesin.

Bu yazı 193 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar