Hocam bi dua et de bahçemize bu hayvanlar gelmesin..
Şükrü ULUTAŞ

Şükrü ULUTAŞ

Hocam bi dua et de bahçemize bu hayvanlar gelmesin..

13 Mayıs 2020 - 05:34

Yeşil ağaçların az olduğu, tepelerinde, ovalarında, tarlalarında ve bahçelerinde pek fazla ağaç bulunmayan, bu durumdan çok rahatsız olduğum bir köyde imam hatip olarak görev yapmaktayım. Köyde her fırsatta ağaç yetiştirmenin öneminden bahsediyorum, köylüleri bu konuda cesaretlendirmeye çalışıyor ve elimden geldiğince, dilim döndüğünce teşvik ediyorum. Memuriyetin ilk yılları... Heyecanımız da çok, tecrübeye ihtiyacımız da...

Ben teşvik ettikçe köylüler sürekli köyde toprağın tuzlu olduğundan, burada ne yaparlarsa yapsınlar ağaç yetişmeyeceğinden, bu konuda benim boş bir çaba, hiç gerçekleşmeyecek bir hayal peşinde olduğumu söylüyorlar.

Ancak bir Kemal amca var... Normalde şehirde kalıyor ama yılda iki üç ay köyde de bulunuyor. Köye her geldiğinde kendisini camiden ve cemaatten mahrum etmiyor. Her gelişinde de beni evine davet ediyor. Çok sevdiğim ve değer verdiğim bir kişi Kemal amca.

Çok güzel bir ilkbahar günü, ailecek bizi kahvaltıya davet ettiği için onun evindeyiz. Kahvaltı bitince bahçeye çıktık. Bahçe o kadar güzel ki, çöl ortasında bir vaha gibi. Kocaman, yemyeşil ağaçlar, rengarenk güller, çiçekler bu köyde ağaç yetişmez diyenlere inat arzı endam ediyor. Kemal amca bu bahçe için yıllarca çektiği emekten bahsediyor çok büyük bir huzur ve gurur duyarak.

Bu arada bana hiç beklemediğim ve çok garipsediğim bir teklifte bulunuyor. "Hocam bak benim yıllardır emek emek büyüttüğüm şu ağaç kurumuş, şu ağaç da kurumak üzere. Böyle giderse köslüler bu bahçede ağaç bırakmayacak. Hocam senden rica ediyorum. Bi dua etsen de şu köslüler bu ağaçlara zarar vermese, o kadar emeklerim heba olmasa..."

Köslü dediği Köstebek Kemal amcanın. Ben "Kemal amca böyle dua mı olur? Benden başka bir şey iste ama bunu isteme... " desem de Kemal amca galip geliyor. Ben de onun bu kadar zorluklarla ortaya koyduğu bu eserinin ve emeğinin heba olmaması konusundaki bu ricasına hak veriyorum. Diğer köylülere örnek olacak bu bahçenin yok olup gitmesine de gönlüm razı olmuyor.

İçinde olmaktan ve seyre dalmaktan çok mutlu olduğum bu bahçede havanın çok berrak olduğu o gün ellerimi açarak dua ederken buluyorum kendimi. "Ey Allah'ım senden böyle bir şey istiyor olmaktan dolayı çok mahcubum. Ama bu Kemal amcanın emeklerini zayi etme. Bahçesini koru." anlamında dualar ediyorum özetle ve bazı ayetleri okuyup amin diyorum. Kemal amca gayet memnun... Bana tekrar tekrar teşekkür ederken ben de müsaade istiyorum.

Bu arada çok garip bir şey oluyor ve o günden sonra köslünün bahçeye gelmeyeceği tutuyor. Kemal amca ve ailesi de "Hoca geldi... Öyle bi dua etti ki... Bu hocanın duası çok etkili... Artık köslü gelmiyor" diye anlatıyorlar her gördüklerine ballandıra ballandıra. Bu durum kulaktan kulağa yayılarak köyde adımız kısa sürede köslü hocasına çıkıyor. Ama ben köyde bu olayın bu kadar meşhur olduğundan habersizim. Adetim olduğu üzere bir gün öğle namazından sonra köylüleri ziyarete gitme gafletinde bulunuyorum başıma ne geleceğinden habersiz. Beni gören her teyze "Hocam Kemal amcanın bahçesinde dua etmişsin, köslü gelmez olmuş, Bizim bahçede de dua et karınca gelmesin, sinek konmasın, örümcek olmasın" gibi birbirinden garip isteklerle karşılaşıyorum.

"Böyle dua edilmez" desem de "Ama Kemal amcanın bahçesinde dua etmişsin. Bizim ondan ne eksiğimiz var. Yoksa sen bizi sevmiyor musun" gibi cevaplar duyuyorum. O gün İkindiye kadar o bahçe senin bu bahçe benim dua ederken buluyorum kendimi. Ama bu sefer dua biraz farklı. "Allah'ım sen bize akıl, fikir, insaf ve merhamet eyle." anlamında dualar ediyorum içimden. Tekrar uyarıyorum onları "Bu karıncalar, sinekler, örümcekleri hiç kimse bahçesinde istemiyor. Bu hayvanlar nereye gitsinler. Hem Allah hiç bir şeyi boş yere yaratmamıştır. Biraz insaflı merhametli olun vs."

İkindi namazı çok yaklaşıyor ve artık camiye gidiyorum diğer dua isteklerini geri çevirerek. Çok doğal olarak, dua ettiğim o bahçelerden ne karıncalar uzaklaşıyor ne sinekler. Ne de örümcekler eksik oluyor bahçelerden çok şükür. O hayvanlar rutin hayatlarına devam ettiği için sokaklarda özgür olarak gezebilme özgürlüğüne tekrar kavuşmam çok da uzun sürmüyor. Ve ancak bir kaç devam ediyor "Köslü Hocası" olarak anılmam. Hemen kurtulduğum için de çokca şükrediyorum Allah'a.

Hanım da ziraat mühendisi ve bu bu köyde Tarım Danışmanı olarak görev yapmakta. O'nun girişimiyle Tarım İl Müdürlüğünden ücretsiz meyve fidanları getirip köylülere dağıtıyoruz. Şimdi o köyde bir çok evin bahçesinde bu ağaçların meyve verdiklerini düşünmek beni çok mutlu ediyor.

O güzel bahçenin sahibi Kemal amcanın da vefat edeli epey yıl oldu. Allah taksiratını affeylesin. Allah kabrini cennet bahçesi eylesin. Ona da bize de cennet bahçelerinde her türlü meyveden ikram ve ihsan eylesin.

"KARAHAN"

İlkbaharda okul yolunda kokusunu en çok sevdiğim çiçeklerden biriydi. Bu çiçeği bal arıları da çok severdi.

İsmi yöresel olarak farklılık arz edebilir. Biz bu güzel kokulu çiçeğe "GARAHAN" derdik.

Bu çiçeğin rengi bir başka güzel, kokusu başka güzel...

Bu yazı 218 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar