Hocam Sen Kalbini Ferah Tut! Biz Bir Daha Yapmamak Üzere Bu...
Şükrü ULUTAŞ

Şükrü ULUTAŞ

Hocam Sen Kalbini Ferah Tut! Biz Bir Daha Yapmamak Üzere Bu Uygulamaya Hemen Son Veriyoruz

14 Mayıs 2020 - 05:10

Bir kış günü bir kardeşimizin cenaze namazını kıldırdıktan sonra, cemaatle birlikte Müslümanlık vazifemizi yaparak onu ebedi istirahatgâhına tevdi eylemiştik. Kabristanda çok hüzünlü bir hava vardı doğal olarak. Özellikle cenaze yakınlarının yaşamakta oldukları acı her hallerinden belli oluyordu.

Köyde her sülaleye ait odalar var. Defin sonrası orada toplanılıyor. Burada cenaze yakınlarına taziyeler sunuluyordu. Bu odalarda toplanma süresi dokuz on gün sürebiliyordu. O köyün hocası olarak ben dokuz dokuz, buçuk gibi o odaya gidiyordum. Her gelen kişi ya da grup içeri girip selam sabahtan sonra bana başlarıyla işaret ediyorlar ben de bir aşır veya sure okuyorum. Okuyuşum bitince herkes kalkıp taziyelerini cenaze yakınlarına iletiyorlardı. Benim okuduğum esnasında yeni birileri gelirse bu okuyuş, yeni kişi ve gruplar için yeterli olmuyordu. Onlar için başka bir aşır ve sure okumam gerekiyordu.

Cenazeden sonra dokuz, on gün, sabah dokuz, dokuz buçuk gibi başlayan mesai, namaz saatleri hariç bu odalarda yatsı sonrasına kadar devam ediyordu. Burada çok güzel dini sohbetler de yapılıyordu. İrşad için bu odalar çok büyük
fırsatlar sunuyordu.

İşte bir gün az önce bahsettiğim defin işleminden sonra o sülaleye ait köy odasına geçtik. Oda kalabalık. Bana işaret edildikçe ben Kur'an okuyorum. Ancak az önceki kabristandaki o hüzünlü havadan hiç eser yok. Kahkahalar birbirini kovalıyor. O kadar sigara içiyorlar ki ben nefes almakta ciddi zorluk yaşıyorum. Ancak bedenen çektiğim bu sıkıntı ruhumun duyduğu ıstırap yanında çok hafif kalır.

Kur'an okuyuşumu bitirdikten sonra odada bulunanlara şöyle bir konuşma yapıyorum. "Çok kıymetli kardeşlerim. Sizleri üzmek istemem ancak az önce bir kardeşimizi defnettik. sizin yakınınızı bir daha geri gelmemek üzere ebedi aleme gönderdik. Bu durumdan ibret almamız gerekmez mi? Hani daha az önce kabristanda çok mahzundunuz. Şimdi kahkahalar atıyorsunuz. Hem sigara dumanları arasında Kur'an okumak bana çok büyük bir acı ve ıstırap veriyor. Kendime ve özellikle de Kur'an'a saygısızlık yapıldığını düşünüyorum. Lütfen kimse bu odada özellikle de Kur'an okunurken sigara içmesin."

Köyde sözü muteber olan o sülaleden biri hemen söze başladı ve "Hocam! Biz yanlış yaptık. Ama sen kalbini ferah tut. Biz hemen sigaraları atıyoruz. Ve sana söz veriyoruz. Artık sadece bu odada değil, köyde hiç bir odada taziyelerde sigara içilmeyecek. Bu uygulamayı bir daha yapmamak üzere hemen kaldırıyoruz. Sen bu köyden gitsen de biz bu konuda kararlıyız." dedi.

Gerçekten de hemen sigaralar söndürüldü. Kahkahalı konuşmalara son verildi. Köyden gittikten sonra da bir süre uygulamanın devam ettiği haberlerini aldım. Sonrasında zaten kapalı mekanlarda sigara içme yasağı geldi. ve artık herkes rahat bir nefes alabiliyor.

Hocalarının bir sözü ile bu kadar keskin ve net bir tavır sergileyen o köydeki kardeşlerimi kutluyorum.

Aradan yıllar geçmiş olsa da ben o cemaatimle gurur duyuyorum.

Allah hepimizden razı olsun. Tüm yanlış uygulamaları hemen kaldırıp Kur'an'a ve sünnete uygun bir hayat yaşamayı bize nasip eylesin.

Bu yazı 189 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar