İlk Namazım...
Şükrü ULUTAŞ

Şükrü ULUTAŞ

İlk Namazım...

25 Nisan 2020 - 10:56

İlkokulu bitirip Kur'an Kursuna başlayıncaya kadar ailemde düzenli ve devamlı namaz kılan birini hatırlamıyorum.

Kendisi sürekli namaz kılmasa bile babamın, henüz ben ilkokula başlamadan önce, bana ağızdan sübhaneke duasını ezberletmeye çalıştığı zamanları manevi hayatımın gelişmesine çok önemli katkı sunduğunu düşünüyorum.

Oysa daha sonra anladım ki babamın bana ezberlettiği sübhaneke aslında bir çok hatalarla doluymuş. Ezberlettiği duada mahreç açısından yanlışlar olsa da babamın bana bir duayı ezberletme çabasının çok doğru olduğunu, manevi hayatımı sürekli besleyen bir çocukluk hatırası olarak hiç unutamadığımı özellikle belirtmek istiyorum.

Annemin yeri apayrı olduğu halde onunla namaza dair hatıralarım Kur'an Kursu sonrası ile ilgili. Allah annemden de babamdan da razı olsun ve şu Ramazan ayında onları ve sizi sevdiklerinden eylesin.

Küçüklüğümde evimizde dine dair tek hatırladığım kitap, Yusuf Tavaslı'nın Namaz Hocasıdır. Ablalarımın bu kitabı okuyarak namaz kılmayı öğrenmeye çalıştıklarını ve ara sıra namaz kıldıklarını da olumlu bir hatıra olarak unutamıyorum. Allah Yusuf Tavaslı gibi dinimizi anlatan herkesten razı olsun.

İlkokul yıllarında ve öncesinde, abdest, namaz, cami, ezan konusunda bazı temel bilgileri ailemden öğrenememekten dolayı olumsuz hatıralarım da var.

Köyceğiz'de Çokmaşat Kulfat ilkokulunda okurken, okulun yanındaki camiden ara sıra anlamadığım bazı sesler yükselirdi. İtiraf etmeliyim ki, daha sonraları benim için dünyanın en huzur verici olan bu seslerden (ezan) çocukluk yıllarında çok korkardım. Cami denildiğinde içimi büyük bir endişe kaplardı. Her nedense o ara sıra hoparlörle bağırıp çağıran o kişinin beni yakalayacağını dolayısıyla camiden olabildiğince uzak durmam gerektiğini düşünürdüm. Bu endişemde evimizin yerleşim yerinden dolayısıyla camiden çok uzakta oluşu, gündelik hayatımda o zamanlarda camiye gidip gelen bir kişi ile tanışmamış olmamın da etkisi olabilir.

Hakkında yeterli bilgisi olmayan bir çocuğun psikolojisi olarak hatırladığım bu konuyu da çok önemsiyorum. Diyanet İşleri Başkanlığımızın ilkokul öncesi 4-6 yaş eğitiminin ve TRT'deki Kur'an'ı Kerim'i Güzel Okuma Yarışması gibi faaliyetlerin hayati derecede önemli olduğunun altını çizmek istiyorum.

Bu girişten sonra şimdi size ilk namazım hakkında bilgi vermek istiyorum. Bir çok anne, baba, hoca için belki faydalı olur düşüncesiyle bu hatıramı sizlerle paylaşmak istiyorum.

İlkokul 5. sınıfı Ortaca'da Yüzüncü Yıl İlkokulunda okudum. Okulu bitirince çok sevdiğim bir arkadaşımın ailesine dört beş gün misafir oldum. İşte benim ilk namaz kılışım da cami ile tanışmam da bu günlere rastlıyor.

Meğer benim misafirlik günlerim Ramazan ayındaymış. Ve arkadaşım ve babası Bayram namazı için Ortaca Camiine gidecekmiş. Arkadaşım bana da "hep beraber gideceğiz" deyince gitmemek için çok bahane aradım. Bin dereden su getirdim ama arkadaş ne dediysem ikna olmadı. "Camiye mutlaka birlikte gideceğiz, endişe edilecek bir şey yok. Gidince sen de bana hak vereceksin"dedi.

Neyse başka çare kalmadı. Sabah erken vakit traktöre binerek uzunca yol gittik. Camiye varınca arkadaşımın tarifi üzere abdest aldım. Caminin ikinci katına çıktık. Arkadaşımın kulağına eğilerek "Ben nasıl namaz kılacağımı bilmiyorum. şimdi ben ne yapacağım?" deyince, "Sorun edilecek bir şey yok. Zaten ben de bilmiyorum. Yanındaki ne yaparsa sen de aynısını yaparsın" dedi.

"O zaman kolaymış" diye biraz rahatladım. Bu arada biri (Müftü veya vaiz) çıkmış bir şeyler anlatıyordu. Konuşmasından hiç bir şey hatırlamıyorum. Çünkü ben daha çok caminin fiziki görüntüsüyle, avizelerle, kubbe ile ilgileniyorum. "Hiç de korkulacak bir yer değilmiş burası diyorum" kendi kendime. Daha önce hiç hissetmediğim bir huzur kaplıyor içimi. Çok büyük manevi bir haz alıyorum. Etrafımda büyükleriyle beraber namaz kılmaya gelmiş bir çok çocuğu görmek de ayrıca rahatlatıyor beni.

Konuşmasını pek dinlemediğim o konuşmaya devam eden kişi "Şimdi size bayram namazının nasıl kılınacağını açıklayacağım" deyince, bu kısmı güzelce dinliyorum. Anlattığı şekilde ve yanımdaki kişiyi de takip ederek namazı tamamlıyorum.

O benim kıldığım ilk namazdı, camiyle ilk tanışmamdı. O arkadaşıma ne kadar teşekkür etsem azdır. Çünkü o benim gereksiz tüm endişelerimi, anlamsız korkularımı tamamen sildi. Aksine caminin tam bir huzur mekanı olduğunu bana gösterdi. Rabbime böyle bir arkadaşla beni o zamanlarda rızıklandırdığı için sonsuz şükürler olsun. Allah ona hem dünyada hem de ahirette huzur versin.

Şimdi düşünüyorum da toplumumuzda zihinlerindeki gereksiz korkularını atmamız için bizim şefkat elimizi bekleyen ne kadar çok çocuklarımız, gençlerimiz hatta orta ya da ileri yaşlı insanımız var. Bizim sevgi ve güven dolu bir hareketimizi bekliyorlar.

Tıpkı o arkadaşımın yaptığı gibi.

Bu yazı 223 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar