Olurmuş hocam olurmuş...
Şükrü ULUTAŞ

Şükrü ULUTAŞ

Olurmuş hocam olurmuş...

11 Mayıs 2020 - 21:13

Vaiz olarak görev yaptığım bir ilçede bir gün ziyaretimize yaşlı bir teyzemiz gelmişti. Yakında torunlarının kendisini ziyarete geleceğinden ve onlar gelince de adak olarak iki horoz kurban edeceğinden bahsetti sevinçle.

Ben "Öyle şey olmaz, Horozdan kurban olmaz..." diye anlatmaya tam başlamışken;

"Olurmuş Hocam olurmuş... Ben sordum olurmuş..." deyiverdi.

Bir kaç defa konuyu anlatmaya her teşebbüs ettiğimde o "Olurmuş Hocam olurmuş..." demeye devam etti.

Anlaşılan onun itibar ettiği kişiler farklıydı.

Hayatımda nadiren böyle bir duygu yaşadım. Bir çok kişi "Hocam şu konuda dinimiz ne der" diye bize sorduğu halde bu teyzenin başkalarını referansla, kendinden bu kadar emin cevap vermesi.

Beni hem çok şaşırttı. Hem de çok üzdü.

Daha çok çalışmamız lazım vesselam...

Olurmuş hocam olurmuş...

"KIRKLIK"
Küçüklüğümüzde keçilerimiz ve koyunlarımız vardı. Yazın keçilerin kıllarını ve koyunların yünlerini kırkardık. Bu iş için kendisine kırklık denilen büyükçe bir makas kullanılırdı.

Bir nevi traş ettiğimiz hayvanlar çok rahatlarken, kılları ve yünleri de evde çok çeşitli aşamalardan geçerek çul, harar, ip, sırt çantası, kilim vs gibi ev eşyaları halini alırdı. Küçük çocukları hop etmek için kendisine golan (Sondaki n genizden okunur. ) denildiğini hatırladığım enlice, biraz da renkli, diğer iplere göre daha sağlam ve süslü bir ip dokunurdu.

Bazen kazalar da yaşanır, özellikle kırkılma esnasında rahat durmayan hayvanların derilerinin de kesildiği olurdu. İşte o an içimiz cızz ederdi.

Sıcak yaz günlerimiz bir süre bu işlerle geçerdi...

"HANDIK"

Kendisine Zalıya ebe (Zeliha nine) dediğimiz dedemin ablası evimizi ziyarete gelirdi. Çok şaşırdığı, hayret ettiği bir şey görünce ya da duyunca elini başına vurur ve "HANDIK" derdi.

Ben böylesi durumlarda bu kelimeyi kullanan başka kimseyle karşılaşmadım. Dedemden de bu kelimeyi duyduğumu hiç hatırlamıyorum.

Tam kişiye özel bir Türkçe kelime kullanımı örneği. Belki önceden çok kullanılan sonra unutulan kelimelerden biri olabilir. Bu kelimenin değişikliğe uğrayan bir kelime olması da mümkün.

Ancak biz Zalıya Ebenin konuşmasını çok severdik. Elini başına vurarak "HANDIK" demesi ise ayrıca çok ilgimizi çekerdi.

İlerlemiş bir yaşta ahirete irtihal eyleyen Zalıya Ebeye Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun.

Ahirette, cennette Allah'ın çok güzel nimetlerini görmesi, bu nimetlere nail olması ve sevincinden ve hayretinden dolayı "HANDIK" demesi temennisiyle...

"HOCA OLMANIN RİSKLERİ ÇOK BÜYÜK..."

Geçenlerde telefonum çaldı. Bir beyefendi "Hocam size bir sorum olacak. Şöyle şöyle yapmak caiz midir?" dedi.

Konuyu izah ederken anladım ki bu kişi sorduğu sorunun cevabını, o işi yapmanın haram olduğunu çok iyi biliyor.

Ben de dedim ki "Beyefendi siz bu sorduğunuz sorunun cevabını, bu işin haram olduğunu çok iyi bildiğiniz konuşmalarınızdan anlaşılıyor. O halde bana niçin soruyorsunuz?"

"Biliyorum bilmesine de sizin dalgınlığınıza gelir de caiz der misiniz diye sordum." demesin mi!

"HOCA OLMANIN RİSKLERİ ÇOK BÜYÜK..." vesselam...

Allah yardımcımız olsun...

 

Bu yazı 218 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar