Verdiğim Bir Cevabımla Değişen Hayatım...
Şükrü ULUTAŞ

Şükrü ULUTAŞ

Verdiğim Bir Cevabımla Değişen Hayatım...

11 Mayıs 2020 - 06:12

İlkokul beşinci sınıfa gelinceye kadar ülkemizde Kur'an Kursu adı altında bir eğitim müessesi olduğunu duyduğumu hiç hatırlamıyorum.

Babam bir gün bana "Seni guran gursuna göndericen, ölmüşlerin arkasından guran okursun" dediğinde duydum ilk kez. Babamın cümlesinde geçen guran hakkında da kurs hakkında da hiç bir fikrim yoktu. Ama İlkokuldan sonra "guran gursu"na gideceğim kesinleşmişti. En azından bu durumun net olması benim içimi rahatlatan iyi bir şeydi.

İlkokul beşinci sınıfta okulum değişti. Artık Köyceğiz Çokmaşat Kulfat ilkokulunda değil Ortaca'da Yüzüncü Yıl ilkokulunda okuyorum. Bir kardeşimle birlikte dayılarımdan birinin yanında kalıyoruz. Sınıf öğretmeni bir gün bana ilkokuldan sonra hangi okula gideceğimi sorduğunda "guran gursu" cevabını vermiştim, Kendisine sorulan soruya doğru cevap verdiğini düşünen her öğrenci gibi öğretmenden aferin demesini bekleyerek.

Ama öyle olmadı. Bu cevabım öğretmende bir memnuniyet uyandırmak şöyle dursun aksine bana çok kötü muamele etmesinin kapısını araladı. Oysa sınıfta en çalışkan iki öğrenciden biriydim. Ama "guran gursu" cevabımdan sonra sınıfta en çok azarlanan ve hatta zevkine dayak atılan biri haline gelivermiştim. O yıllarda okullarda dayak pek garipsenmezdi. Haksız yere yediğimiz sıra dayaklarının haddi hesabı yoktu.

Verdiğim o cevaptan sonra okul benim için artık azap halini almıştı. Dayak yemem için yanlış yapmam gerekmiyordu. Öğretmenin gözünde ben o verdiğim "guran gursu" cevabıyla çok büyük bir ceza alması gereken bir suçluydum. Oysa uğruna dayak yediğim bu iki kelimenin anlamını da doğru telaffuzunu da bilmiyordum. Babamdan duymuştum ve başıma neler geleceğini bilmeden bir çırpıda söyleyivermiştim.

İşin garibi öğretmen bir yandan Kur'an Kursunda öğrencilere dayak atıldığını söyleyerek Kur'an Kursunu kötülüyor, her fırsatta çağdaşlıktan, ilerici olmaktan dem vuruyordu. Diğer taraftan hızını alamayıp gıcıklığına benim kulaklarımı çekiyor ya da başıma veya yüzüme sertçe bir tokat vuruyordu. Bu artık rutin hale gelmişti. Dersin hangi ders olduğu da fark etmiyordu. Öğretmen Kur'an Kursunu kötülemenin bir yolunu buluyor, eliyle de diliyle de bana şiddet uyguluyordu. Sınıfın en çalışkanlarından olduğum halde sırf bir cevabımdan dolayı bana bu kadar kötü muamele yapmasına bir türlü anlam veremiyordum.

Ama bu kötü muamelenin hiç faydası olmadı da değil. O öğretmenin methederek anlattığı bir çok kavram benim için şaibeli hale gelirken aksine daha gitmeden ve hakkında bilgi sahibi olmadan Kur'an Kursuna karşı bir sevgi büyümüştü içimde. O öğretmen bana çok iyi davransaydı belki anlattığı bir çok masala inananlardan biri de ben olabilirdim. Belki de Kur'an Kursunun kötü bir yer olduğuna ikna olup, Kur'an Kursuna gitmemek için ailemle çatışma yaşayabilirdim.

Bu sebeple ilkokulu bitirince Kur'an Kursuna severek gittim. Allah'ın bana en büyük ikramlarından biriydi Kur'an Kursuna gitmek. Hem de hiç ilkokuldaki öğretmenin korkuttuğu gibi bir yer değildi. Bir yıl boyunca bir kez bile şiddet görmemiştim hocamdan. Öğrencilerine son derece değer veriyor ilkokulda hiç duymadığımız bilgiler öğretiyordu bize. Kur'an Kursu benim için sadece ölmüşlere Kur'an okumak için gidilecek bir yer olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ediyordu artık. Hocamın sözleri adeta ruhuma can suyu oluyor ve ben yudum yudum kana kana içiyordum bu pınardan.

Sonuç olarak Kur'an Kursunda hiç şiddet görmedim aksine adeta hayat buldum. Ama kendisini çağdaş zanneden bağnaz biri tarafından hiç hak etmediğim muamelelere maruz kaldım. O öğretmenin çokca kullandığı sizin de tahmin edebileceğiniz bir çok kelime benim için hep şiddeti, iki yüzlülüğü ve sahtekarlığı çağrıştırdı. Kur'an Kursunu duyunca bile kontrolü kaybeden tahammülsüz bu kişilere zerre kadar güvenmemem gerektiğini gayet iyi anladım. İslam'a ve Müslümanlara çok derin bir ön yargıyla nefret besleyen kişileri tanımak her geçen gün bu kanaatimi daha da pekiştirdi.

Bana ve öğrencilerine Beyobası Kur'an Kursunda gayet iyi rehberlik eden çok kıymetli Mehmet Acar hocamdan Allah ilel ebed razı olsun. Öğrencilerine gayet iyi davranan, saygı duyan, sevgi dolu tüm öğretmenlerden de. İlkokuldaki o öğretmene gelince hayatta ise Allah ona da hidayet versin.

Şu anda Kur'an Kurslarında görev yapmakta olan çok muhterem hocalarıma belki faydalı olur bu anlattıklarım. Sizin tavrınız ve tutumumuzla bir çok harabe kalp gülistana çevrilir. Gönüller ma'mur hale gelir. Siz çok değerlisiniz. İyi ki varsınız.

Allah çalışmalarınızı bereketli eylesin... Kur'an'a hizmetten ayırmasın. Yüzünüzden tebessüm eksik olmasın.

Bu yazı 257 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar